istanbul escort escort istanbul kadikoy escort escort bayan kayasehir escort antalya eskort bayan antalya escort atasehir escort umraniye escort şişli escort taksim escort halkalı escort avcılar escort bursa escort istanbul escort bayan kağıthane escort
Zevosis

Testosteron Hormonu Hakkında, Nedir Bu Testosteron

  • 12 Nisan 2022
  • 82 kez görüntülendi.
Testosteron Hormonu Hakkında, Nedir Bu Testosteron

İnsan vücudunun sağlıklı bir şekilde işlemesi, birçok farklı yapının bir araya gelmesiyle mümkün olur. Tüm bu yapılar bir araya gelerek bir bütünü oluşturur. Bunlardan birisi de testosterondur. Yapı itibariyle hormon olan testosteronun vücuttaki görevi hayli elzemdir. Peki testosteron nedir? İşte ayrıntılar…

 

Testosteron günümüzde erkeklik hormonu olarak da ifade edilmektedir ve testisler tarafından salgılanan bir maddedir. Kadınlar tarafından az miktarda üretiliyor oluşu bu kavramı daha çok erkeklerin üzerinde sınıflandırmıştır. Özellikle sperm üretiminde önemli role sahip olan testosteron, vücutta yeterli seviyede bulunmaması durumunda birçok sağlık sorununun başlangıcı olabilir.

 

Bu hormon kadın ve erkeklerde cinsel isteği belirler. Fakat erkeklerin libidosunu daha fazla etkilemektedir. Zira kadınların yumurtalıklarında testosteron hormona çok sınırlı sayıda üretilir. Özellikle erkek bireylere etkisi yadsınamaz derecededir. Sperm kalitesinin belirlenmesi, kat kütlesi, kemik sağlığı ve saç sağlığı testosteronun etki gösterdiği konulardan bazılarıdır.  

Sadece cinsel istek arttırmayı tetiklemez, aynı zamanda da ilişki esnasında penisin sertleşmesini ve boşalma olayının gerçekleşmesinde doğrudan katkısı vardır. Ayrıca ergenlik döneminde de birtakım fizyolojik gelişmelerin şekillendiricisidir. Tüy uzamaları, penisin genişleyip büyümesi ve cinselliğe bakış açısında değişiklikler genel olarak testosteron hormonundan dolayı oluşan durumlardır. Üstelik sadece erkek çocuklarında değil, aynı zamanda kız çocuklarında da olumsuz etkilerin tetikleyicisidir. Ruhsal değişim testosteron hormonunun kız çocuklarının ergenlik döneminde yarattığı etkiye örnek olarak gösterilebilir.

 

Uzman tarafından yapılan araştırmalara göre testosteron hormonunun üretilmesinde beyin bölgesindeki hipotalamus sebep olmaktadır. Her birey belli oranda testosteron üretmektedir. Ancak bazı bireylerde üretilen seviye düşük kalmakta, bu da başta cinsellik olmak üzere birçok farklı konuda sorun yaratmaktadır. Peki testosteron düşüklüğü neden olur? Testosteron hormonunu arttırmak mümkün mü? Tüm bu soruların detaylarını yazının devamında bulabilirsiniz.

 

Testosteron Düşüklüğü Neden Olur?

Testosteron düşüklüğü toplum içerisinde basit bir olay gibi karşılansa da aslında bireyin yaşadığı birçok sorunun ana kaynağıdır. Özellikle cinsellik konusunda büyük sıkıntılara işarettir. Peki testosteron neden düşer? Öncelikle bu hormonun 30 yaşından sonraki erkeklerde doğal yollarla azalma eğilimine girdiğini belirtmekte fayda var. 60 yaş üstü bireylerde ise artık testosteronun seviyesi en dip noktayı görür. Yaşın ilerlemesiyle peniste sertleşmenin gitgide azalmasının sebebi de budur.

 

Testosteron düşüklüğüne sebep olan birçok faktör vardır. İnsan yaşamının doğal bir süreci olarak görülse de birçok dış etken de bu süreci hızlandırabilmektedir. Sebeplerini birkaç başlık altında belirtmekte fayda var:

 

  • Yaş ilerlemesi testosteron düşüklüğünün en önemli faktörüdür. Özellikle 30 yaşından sonra bu hormonda kademeli olarak düşüş gözlemlenir.
  • Testislere gelen fiziki bir darbeye orantılı travma yaşanması.
  • Kanser tedavisi de neden olmaktadır. Çünkü kanser tedavi sürecinde uygulanan teknikler yumurtalıklara radyasyon vermektedir.
  • Bazı durumlarda uzun süreli ilaç kullanımın da düşüklüğe sebep olduğu görülmüştür.
  • Diyabet ve böbrek yetmezliği gibi birçok hastalık testosteron hormonunun düşmesine neden olur.
  • Aşırı kilo yani obezite en önemli sebeplerinden birisidir. Ayrıca aşırı zayıflık da buna dahildir.
  • Cinsel yolla bulaşan kötü huylu hastalıklar.
  • Aşırı sigara tüketimi.

Yukarıda belirtilen nedenlerin yanında testosteron hormonlarının düşüklüğüne sebep olan bir faktör daha vardır. O da bireyin aşırı strese dayalı bir hayat yaşamasıdır. Stres sadece testosteron hormonunu değil, aynı zamanda vücuttaki diğer tüm hormonları da olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple eğer cinsel yönden partnerinizle sorunlar yaşıyorsanız, hayatınızdan stresi çıkarmalısınız.

Testosteron düşüklüğü sağlık yönünden büyük sorunlar yaratmayabilir, ancak bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen birçok sorunun kaynağına dönüşebilir. Bu sebeple yaşına oranla testosteron hormonunun seviyesinin düşük olduğu düşünülüyorsa, mutlaka bir uzman hekime giderek tedavi sürecine başlanmalıdır. Günümüz tıbbında testosteron arttırmaya yönelik birçok farklı tedavi yöntemi mevcut. Üstelik bu uygulamaların başarı oranı hayli yüksektir.

 

Testosteron Hormonu Nasıl Arttırılır?

Yaşın ilerlemesiyle birlikte testosteron seviyesinin düşmesi erkeklerin canını oldukça sıkan bir durum. Özellikle bu durumun cinsel hayatta sorunlar yaşanmasına sebep olduğu düşünüldüğünde bir çözüm arayışına girilmesi gayet normal. Fakat bireylerin bu konuda kendini üzmesine gerek yok. Çünkü gündelik hayatta uygulanacak basit 8 adım ile testosteron hormonunun artışını sağlamak mümkün. Peki nedir bu uygulamalar? İşte cevabı…

 

  • Düzenli olarak egzersiz ve spor yapılmalıdır. Sporun testosteron hormonunu arttırdığı bilimsel olarak bilinmektedir.
  • Tüketilen besinler ile testosteron seviyesi doğrudan orantılıdır. Günlük düzenli olarak protein, yağ ve karbonhidrat alınması önemlidir.
  • Stres tüm sağlık problemlerinin atası olduğu gibi bu durumun da doğrudan tetikçisidir. Bu neden stresten uzak bir yaşam sürmeye gayret edin
  • Bol bol D vitamini tüketin. Yapılan araştırmalara göre hormonlara en çok etki eden vitamin, D vitaminidir.
  • Düzenli beslenemediğinizi düşünüyorsanız gıda takviyesi alabilirsiniz. Multi vitaminler bu konuda size destek olacaktır.
  • Uyku düzenine sahip olmalısınız. Çünkü uyku, doğal bir testosteron güçlendirici özelliğe sahiptir. Günlük ideal uyku süresi 7 ila 10 saat aralığındadır.
  • Hint Ginsengi kullanarak bitkisel yöntemleri deneyin. Bu bitkinin testosteron oranında %17’lik bir artışa sebep olduğu düşünülmektedir.
  • Son olarak sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyin.

Yukarıdaki tüm maddeler birbirine bağlıdır. Düzensiz ya da eksik olarak yapıldığında testosteron hormonuna olumlu bir etkisi olmayacaktır. Bu sebeple her birini bir yaşam prensibi edinmenizde fayda var.

 

Testosteronun Davranışlara Etkisi

Testosteron hormonu, vücuttaki diğer hormonların arasında insan davranışlarına en çok etki edenidir. Sadece düşük olduğu durumlarda değil, aynı zamanda aşırı yükseldiğinde de birçok olumsuz sonucu vardır. Yakın dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmanın sonuçları hayli şaşırtıcı nitelikteydi. Araştırmanın sonuçlarına göre aşırı düzeyde testosteron hormonuna sahip olan bireylerde agresif ve çıkara dayalı davranışlar gözlemlendi. Ayrıca sinir katsayısının olağanın üzerine çıkabileceği belirtildi. Bu araştırmaya göre şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, yüksek miktarda testosterona sahip bireylerde etik kuralları ihlal etme riski meydana gelebilir.

 

Erkeklerde toplum içerisinde baskın olma ve gücü elinde bulundurma arzusu sıkça yaşanan bir durumdur. Bu duygulara sebep olan şeyin testosteron hormonu olduğu düşünülmektedir. Hormonun seviyesi düşük olduğun psikolojik sorunlar meydana gelirken aşırı yükselmesi durumunda da sosyal olarak baskın bir karakter gözlemlenebilmektedir.  

Testosteronun davranışlara etkisinin en çok hissedildiği yer cinsellik dersek yanılmış olmayız. Cinsel ilişki toplumun önemli bir kavramı olduğu gibi bireylerin de ruh hallerini doğrudan etkilemektedir. Özellikle erkekler testosteron hormonunun düşmesi, sperm kalitesinde zayıflama, penisin sertleşememesi, ilişkide verimsizlik ve boşalma sorunları gibi durumları tetiklemektedir. Haliyle bu da olumsuz bir ruh yapısının kapılarını aralamaktadır.  

 

Testosteron hormonu bireylerin karar almalarını da etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Yapılan bir araştırmaya göre bu hormon seviyesi fazla olan erkekler, düşük olanlara göre daha ani ve duygusal kararlar aldığı görülmüştür. Özellikle bunu kavga durumlarıyla örneklendirebiliriz. Kavga sırasında testosteron hormonu hayli yükselir ve bireyler mantıklı karar almakta zorluk çekerler. Fakat kavga bitip de ortalık yatıştığında hormonlar düşüşe geçer ve verilen kararlardan çoğu kez pişmanlık duyulur.

Görüldüğü üzere testosteron hormonu sağlıklı bir yaşam için oldukça önemli bir konuma sahip. Bu sebeple hormonel değerler takip edilmeli, düşmesi durumunda önlemler alınmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ