Site icon Zevosis

Hayatınızdaki Her Şey Buna Bağlı! Dişil Enerji Nedir, Nasıl Yükseltilir?

dişil enerji nedir, nasıl yükseltilir

Hem kusursuzluğun hem de mutluğun basit ama her daim ıskalanan formülü “denge”dir. Bu durum bireysel benliğimiz için de geçerlidir. Doğru kararlar alabilmemiz, kariyer tercihlerimiz, partner seçimimiz ve daha pek çok kritik eşikteki hamlelerimiz aslında eril ve dişil enerjimizin bulunduğu mekanizma ile doğrudan ilişkili. Gariptir ki bu kadar büyük bir önem teşkil etmesine rağmen çoğu kişi bu enerjinin gücünden ve katmanlarından habersiz… Bu yazımızla bu işe son veriyor ve önce dişil enerjinizi, dolaylı olarak da kendinizi yeniden keşfetmenizde size rehberlik edecek değişimin fitilini ateşliyoruz!  

 

Dişil Enerji Nedir? 

Dişil enerjiye ve ardından da eril enerjiye detaylı olarak değinmeden önce şu konuda bir netleşelim: Eril enerji erkek enerjisi, dişil enerji kadın enerjisi demek değildir. Dişil ve eril enerji, hem kadın hem de erkek bedeninde yer alan iki enerji türüdür. Ama bu noktada önemli olan şey, dozaj ve dengedir. 

Her iki enerjinin de güçlü ve zayıf olarak nitelendirilebilecek özellikleri vardır. Öncelikle dişil enerjiyi mercek altına alalım: 

 

Eril Enerji Nedir? 

Eril ve Dişil Enerjilerin Ortak Noktası 

Daha önce de altını çizdiğimiz gibi eril enerjinin erkek, dişil enerjinin bire bir olarak kadını sembolize ettiği yanılgısına kapılmayın. Her iki enerji de, her iki cinsiyette de bulunur. Hayatı ve ilişkilerimizi daha dengeli ve sağlıklı bir şekilde yönetebilmemiz için bu iki enerjiyi doğru noktalarda aktive etmeyi başarabilmeliyiz. Dişil enerjinin yüksekliği bir kadın için harikadır evet ama çoğu nokta da eril enerjimize de ihtiyaç duyarız. Örneğin eril enerjisi düşük bir kadının iş hayatında yükselebilse ve hatta varlığını devam ettirebilmesi oldukça zordur. Çünkü eril enerji bizim rekabetçi, mücadeleci ve plancı olan tarafımızdır. Duygusallıkla içli dışlı olan dişil enerjimiz, bizi yarışın dışında bırakabilir.  

Tersi bir örnekle de dişil enerjiden tamamıyla yoksun bir erkek de yaratıcılıktan, estetik zevkten, sezgi, sevgi ve merhamet duygularından yoksun olacaktır. Bu yüzden bu enerjilerden bahsederken cinsiyetçi tanımları bir kenara bırakmalı ve eksikliğini gördüğümüz noktalarda eril ya da dişil enerjilerimizi yükseltmenin yollarını aramalıyız. Her iki enerji de hem benliğimizle hem de toplumsal ilişkilerimizde bütünleyici niteliktedir.  

 

Bazı Toplumlarda Dişil Enerji Neden Baskılamaya Çalışılıyor? 

Dişil enerji baskı altında tutulmak istemez. Özgürlükçüdür ve tutkuların peşinden gitmeye meyillidir. Duygularıyla hareketi fitilini ateşler ve şefkat eğilimindedir.  

Tarihin pek çok eski uygarlığı dahil mercek altına alındığında, her daim dişil enerjinin bastırılmaya çalışıldığına rastlarız. Bu durum kadınlar için geçerli olduğu kadar erkekler için de geçerlidir. Modern olduğumuzu düşündüğümüz günümüzde dahi erkeklerin duygularını şeffaf bir şekilde ifade etmesi güçsüzlük ve zayıflık olarak addediliyor. Kadınlarda ise durum çok daha karmaşık ve aynı zamanda da trajik… 

Aile ve toplum tarafından kendisine yüklenen roller içerisinde kendi benliğini bulmak ve enerji yoğunluğunu kontrol altına alabilmek o kadar zor ki… Bu nedenle farkında olarak ya da olmayarak içgüdülerimizi bastırmak zorunda kalabiliyoruz. Bizden beklenileni karşılamaya çalışırken ya da karşılamak isteyip istemediğimizden emin olamazken, önlenemez bir şekilde mutsuzluğa hapsoluyoruz.  

Başlıca tabumuz olan cinselliği ele alalım. Kadın figürünün bu konuda nasıl olması gerektiğine herkesin ama herkesin bir fikri var. Aynı zamanda da beklentisi var. Kadın cinsellik hakkında cüretkârca konuşmamalı ve geri durmalı. Hatta gariptir ki bazı ilişkilerde belirli bir seviyeye kadar kadının cinsellikle ilgili herhangi bir deneyimi olmaması, farklı eğilimleri ve arzularının olmaması bekleniyor. İlginç olan ise bu beklentiye sahip olan kişilerin ilgilerinin zamanla tam tersi karakterdeki kadın figürlerine kayabilmesi. Cinsellik sadece erkek bedeni için bir içgüdü ya da ihtiyaç değil, “insan” bedeni bir ihtiyaç. Fakat söz konusu kadın olduğunda tartışma ve beklentilerin sonu gelmiyor. İşte tam bu noktada kadın benliğinde karmaşalar baş gösteriyor. Ne kendini, ne isteklerini ne de enerji dengesi tanıyabiliyor. Tanıyamadığı için müdahale de edemiyor. Sonucunda ise önlenemez bir şekilde hem içsel dünyasında hem de ilişkilerinde mutsuz oluyor.  

Dişil enerjinin baskı altına alınması kendisini bu doğrultuda gösterir. Kişinin özgürlüğü baskı altına alınmaya çalışılır, tutkularının peşinden gitmesinin tehlikeli olduğu öğütlenir. Duygusal ve affedici olduğu için zayıf olarak damgalanır, savaşçı ve rekabetçi olmadığı için eleştirilirken aynı zamanda da mücadeleci ve hırslı olduğu zamanlarda da baskılanmaya, dibe çekilmeye çalışılır. Özüyle dişil enerji her daim eğilip bükülmeye çalışılır ve hiçbir zaman eril enerji ile dengelenmesine müsaade edilmez. Sayısı bir hayli fazla olan mutsuz kadınların muzdarip olduğu pek çok sorunun nedeni budur. 

Ergenlik dönemiyle birlikte kimlik arayışına gireriz. Kendimizi keşfeder, idollerimizi belirler ve çoğu konuda hedeflerimizi belirlemeye başlarız. Ama bu noktada çevremiz, ailemiz, duygusal ilişkilerimiz ve toplumun normları üzerimize onlarca beklenti fırlatır. Tüm bu karmaşa içinde dişil enerjimiz kelimenin tam anlamıyla telef olur.  

Dişil Enerji Nasıl Yükseltilir? 

Dişil Enerji Meditasyonu 

Bu meditasyon aslında bir çeşit olumlama ritüeli. Ve harika hissettirdiği kuşkusuz bir gerçek! Bu meditasyon uygulamaları ile birlikte öncelikli olarak kendinizle mükemmel bir şekilde başbaşa kalır ve içselliğinizin fısıltısına kapılırsınız. İkinci olarak, dişil enerjinizin mevcudiyetiyle yüzleşir ve diğer yandan da eksikliğine neden olan etkenleri algılayabilme fırsatı bulursunuz. Diğer yandan korkularınızı ve bastırılmış olanları açığa çıkarabilmeniz için dişil enerji meditasyonu, verimli bir zemin sunar. Unutmayın ki hiçbir şey nedensiz yere azalmaz ya da yükselmez. Dişil enerjinizin düşüklüğünü yoğun bir şekilde hissediyor ve kendinizi bir şeyleri değiştirmeye yönelik yoksunlukta görüyorsanız, emin olun ki kendinizden uzaklaşmışsınız demektir. Bu olumlama ritüelleri sayesinde kendinizle tüm çıplağınızla yüzleşir, kabullenir, saygı duyar ve onurlandırırsınız. Peki bu meditasyon nasıl yapılır? 

  1. Rahat ettiğiniz ve kendinizi iyi hissettiğiniz bir kıyafet giyin.  
  1. Bedeninizin rahat edebileceği bir pozisyon belirleyerek oturun. (Açık havada yapabilme imkanınız varsa bunu mutlaka değerlendirin.) 
  1. Göbek deliğinizin birkaç milim altına sağ elinizi yerleştirin. 
  1. Odaklanma problemi yaşıyorsanız gözlerinizi kapatmayı deneyin. 
  1. Bu noktada akşam saatlerini tercih ettiyseniz, ışıkları kapatıp mum ışığının enerjisini tercih edebilirsiniz.  
  1. Elinizi koyduğunuz bölge kötü düşüncelerinizin, negatif enerjinin, kaygılarınızın, korkularınızın, kendinizle olan amansız savaşınızın bedeninizden çıkış noktası. Elinizde bulunan ve bedeninizle kesişen iyileştirici gücünüzün sizi sarmasına müsaade edin.  
  1. Düşünmekten korktuklarınızı düşünün önce. Kaygılandıklarınızı, hayal kırıklığına uğradığınız anları; kendinizle ilgili mutlu olmadığınız noktaları… 
  1. Bu olumsuz an ve duyguları zihninize getirin ve sanki zihninizde kaydırıp kapatıyormuş gibi elinizi koyduğunuz bölgeden uzaklaştırılarak atılmasını sağlayın.  
  1. Acele etmeyin. Birkaç dakikaya sığdırmayın. Zamanın musluklarını benliğiniz için sonuna dek açın. 
  1. Şimdi giden olumsuzlukların yerini güzellikle doldurma zamanı! 
  1. Öncelikli olarak başkalarını düşünün. Sevdiklerinizi ya da belki de sevmediklerinizi… 
  1. Onların kusurlarını keşfedin. Çok derinde aramaya gerek yok! Her kim olursa olsun kimse kusursuzluk abidesi değil, değil mi?  
  1. Bu durumda kendinizden de kusursuzluğu beklemeniz haksızlık değil mi? Ve aslında her türlü kusursuzluk bir anda, tek bir hamlede yara almaya mahkum değil mi?  
  1. Ve başrole, yani kendinize dönün… 
  1. Mutlu olmayı, sevilmeyi, başarıyı, aşkı, tutkuyu, eğlenmeyi, seyahat etmeyi, keşfetmeyi ve daha çok parayı hakkettiğinizi düşünün. Tüm bunlar ve daha fazlası da sizin hakkınız ve özünde size ait… 
  1. Dünyada soluk alıp veren şanslı bedenlerden biri olduğunuzu düşünün. Yaşamı tattığınız için ne kadar şanslı olduğunuzu düşünün.  
  1. Kendinizi yontmayın ya da törpülemeyin; kabullenin, sevin ve iyileştirin.  
  1. Tüm bu onurlandırmayı benliğinize hapsedin.  
  1. Haftada birkaç kere ve kendinizi her kötü hissettiğinizde dişil enerji meditasyonuna başvurun. Ve unutmayın, kendinizi tüm benliğinizle tanıyan siz; eğer kendinizi her şeyinizle kabul edemiyor, sevmiyor, saygı duymuyor ve farkında olarak ya da olmayarak bir görünmezliğe hapsediyorsanız; kalabalıkların önünüzde eğilmesini bekleyemezsiniz. Hiçbir şey bir anda olmaz ve tek hamlede bütüne yayılmaz. Önce siz kendinizle tanışın ve kaynaşın, sonra diğerleri… 

Bu içerik de ilginizi çekebilir: Endoskopi Nasıl Yapılır? Ne Kadar Sürer? Endoskopi Sırasında Hasta Uyutulur mu?

Exit mobile version