Zevosis

Taktiksiz Her İlişki Bitmeye Mahkumdur! İlişkilerde Gizemli Olmak Neden Çok Önemli?

“Beni, ben olduğum için seven biri” palavralarını bir kenara bırakalım. Sizi her şeyinizle sevebilir, anlayabilir ve dünyadaki tek kişiymişsiniz gibi hissettirebilir. Ama asıl sorun; ne zamana kadar?

Taktiksiz Her İlişki Bitmeye Mahkumdur! İlişkilerde Gizemli Olmak Neden Çok Önemli?

“Beni, ben olduğum için seven biri” palavralarını bir kenara bırakalım. Sizi her şeyinizle sevebilir, anlayabilir ve dünyadaki tek kişiymişsiniz gibi hissettirebilir. Ama asıl sorun; ne zamana kadar? Taktiksiz bir ilişki yaşayabilmek mümkün olsaydı, sahiden de harika olurdu. Ama emin olun her ilişki stratejiye ihtiyaç duyar. Çünkü içinde bulunduğumuz ilişki bizi her ne kadar güvende ve huzurlu hissettiriyor olsa da doğamız gereği monotonluğa alerjimiz var. Tanıdık, sürprizsiz ve tahmin edilebilir olmak; partnerinizin yeni arayışlar içerisinde bambaşka arzulara kapılmasına neden olabilir. Bu trajik sona karşı en büyük silahınız yüzünüzdeki gizemli maskeyi hiçbir zaman indirmemek… Peki ilişkilerde gizemli olmak elimizi nasıl güçlendirir, gelin madde madde sıralayalım! 

  • Çantada keklik olmamak! 

Bu çok bilinen bir numara olsa da çoğu zaman yanlış şekilde uygulanıyor. Partnerinizin dışında da kendinize ait bir hayatınız olduğunu ona her daim hissettirmelisiniz. Ama buradaki en önemli yanlış, bu hissi karşı tarafa verirken ona kendisini değersiz hissettirmek. Onu umursamıyormuş ya da değer vermiyormuş gibi bir intiba yaratmaktan kesinlikle uzak durun. Aksine ona duyduğunuz hisleri açıkça gösterin. Ama karşı taraf sizin bir ailenizin, arkadaşlarınızın, işinizin, hobilerinizin ya da seyahatleriniz olduğunu bilmeli. Aşkınız ne kadar büyük olursa olsun hayatınızın odak noktası haline gelmemeli, geldiyse de karşı tarafa hissettirilmemeli. 

  • Poker face… 

Gün boyu yaşadıklarınızı ona anlatmak için sabırsızlanıyor olabilirsiniz. Ama dııı rırrrt! Çok yanlış bir hamle. Çoğu şeyi anlatın ama asla hepsini değil! Aralarda mutlaka boşluklar bırakın. “Bana şunu yaptı, şöyle dedi, beni kıskandı, şuraya gitmiş, böyle yapmış” şeklinde muhtemelen asla ilgisini çekmeyecek şeylerle hem birlikte geçireceğiniz zamanı boşa harcamayın hem de iç dünyanızı ona tamamen açmayın. Özellikle de tek düze bir hayatınız varsa, bunu yaparak monotonluğunuzu adeta gözler önüne sermiş oluyorsunuz.  

  • Herkes konuşmak ister ama herkes dinlenmeye değer şeyler anlatmaz! 

Büyük bir çoğunluğumuz kendimizden ve yaşadıklarımızdan bahsetmeyi seviyoruz. Hele ki hayatımızdaki kişiye kendimizi anlatabiliyor olmak harika. Ama o bunların ne kadarını merak ediyor? Merak duygusu, insan mekanizmasının bazen bir çeşit zaafı haline gelir. Çoğu eylemini hayata geçirmesinin ardında da merak yatar. Bu yeni bir ilişki için de böyledir. Sizi güzel bulabilir ya da karakterinizden çok etkilenebilir ve sonucunda bir ilişkiye başlayabilirsiniz. Günler geçtikçe birbirinizi daha yakından tanır, daha iyi anlaşacağınızı düşünürken birden o ışığın sönmeye başladığını hissedebilirsiniz. Çünkü sürekli odun atılması gereken merak duygusunun ateşi artık çok cılızdır. Ve dışarıda merak edilecek bir sürü şey var. Bunu önlemek için sizi çabuk çözmesine müsaade etmeyin. Sizi tanımak için çaba göstermesini sağlayın.  

  • Bilinmeyenin şehveti! 

Tıbbi alıntılar yaparak kafanızı bulandırmayacağız ama pek çok psikolojik çalışma da gözler önüne seriyor ki; insanlar öngöremedikleri şeylere karşı çekildiklerini hissediyor.  

  • Boşver…  

Doğru kullanıldığında harika bir kelimedir “boşver”. İşinizle ya da ailenizle belki de bambaşka bir konuyla ilgili problem yaşadınız. Yüzünüz düşük, enerjiniz bitik… Haliyle hayatınızdaki kişi “neyin var” diye soracaktır. Hemen dökülmeyin! Şu an anlatmak istemediğinizi, konuşmaya hazır olmadığınızı ya da dinlemek istediğinizi söyleyin. Böylelikle hem her şeye zırlayıp saatlerce söylenen biri olmaktan kendinizi sıyırmış olursunuz hem de neden üzgün olduğunuzu delice merak etmesine…  

Bu taktikte şuna çok dikkat edin: üzgün olmanıza neden olan şeyin onunla ilgisi olmadığını ona açık bir şekilde ifade edin ki trip attığınızı düşünmesin. Ufak bir açıklamayla geçirin gitsin; işyerinde bazı şeyler oldu ama sonra konuşalım gibi.  

  • Düzenli aralıklarla tam tersiniz gibi davranın. 

İçinizde bambaşka biri olduğu hissiyatını karşı tarafa geçirmek için bundan daha iyi bir yol olamaz. Mesela normalde duygusallıktan baya uzak olabilirsiniz. O sizi “çok güçlüdür, çok zor ağlar” şeklinde tanımlayabilir. O zaman ne yapıyoruz; çok uyduruk bir şeye ağlıyoruz. Karşı taraf da diyor ki “aslında göründüğü gibi biri değil, kim bilir aslında ne kadar duygusal ne kadar hassas biri…”  

  • Ben yokken ne yapıyor? Ne yapar? 

Zayıf halkalar her koşulda kaybeder. Aşkta da öyle… Partnerinizin dışında da bir hayatınız olduğunu hissettirmenizin öneminden bahsetmiştik. Güçlü, kendi kendisine yetebilen ve sosyal çevresi olan biri olmanız; karşı tarafın vazgeçilmeziniz olmak için çaba göstermesini sağlar. Sizi daha iyi tanıyabilmek ve daha çok zaman geçirebilmek için atağa geçirir.  

  • Güzelliğine güvenme… 

Dürüst olun, bize değilse bile en azından kendinize; dış görünüşün ilişkilerde bir noktaya kadar önemi inkar edilemez. Güzelliğinizle birini kendinize çekebilir ve bir ilişkiye başlayabilirsiniz ama bu ilişkiyi sürdürebilmeniz için yeterli gelmeyecektir. Çünkü etrafta o kadar fazla güzel var ki… Aranızdaki şeyi farklı bağlarla örmeniz gerekir. Tahmin edilemez olmak da bunlardan biri.  

  • Dedikodudan koşarak kaçın. 

Başkalarının hayatlarıyla olan meşguliyetiniz, kendi hayatınızda yaprak kımıldamadığını gösterir. Yani bomboş biri olduğunuzu… Hayatımızdaki kişinin, hakkımızda böyle düşünmesini asla istemeyiz. 

  • Güven ve sadakat sorunsalı… 

Bu taktik aslında bizim oyun planımızın kilit noktası. Gizemli olmak, kesinlikle her şeyi her an yapabilir olmak değildir. Ve ilişkinin temeli de güvendir. Aranızdaki güven bağını oturtamadığınız takdirde ne kadar strateji yaparsanız yapın, sadece çöküşü erteleyebilirsiniz. Size yukarıdaki maddelerde gün içerisinde ne yaptığınızı saati saatine bütün açıklığıyla paylaşmamanız gerektiğini ifade etmiştik. Ama bunu yaparken karşı taraf aranızdaki güvene dayanabilmeli ve “kimleydi” şeklinde bir soru işaretine kapılmamalı. Aksi halde ilişkiniz toksik bir suya kapılacak ve önlenemez şekilde son bulacak. Bizim amacımız ne yaptığınızı, nasıl vakit geçirdiğinizi ve gün içerisinde bizi mutsuz eden bir şeyin yaşanıp yaşanmadığını merak etmesini sağlamak. Kesinlikle sizden şüphe etmesini sağlamak değil. Kıskandırmaya çalışmak tüm planımızı alt üst edecek ucuz bir taktik… 

Bu içerik de ilginizi çekebilir: Canesten Krem Nedir? Ne İçin Kullanılır? Canesten Krem İçeriği, Kullanımı ve Yan Etkileri

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ